Kafiye nedir?

Kafiye ya da uyak, şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliğidir. Şiirde uyak, dize sonlarında bulunan farklı görevlerdeki ekler veya anlamları ayrı sözcükler arasında görülür. Dize sonlarında yinelenen aynı görevdeki ekler ya da sözcükler uyak değildir. Bunlara redif denirkafiye

Kafiye türleri

Uyaktaki ses sayısına göre:

1- Yarım uyak: Yarım uyak, dize sonundaki tek ses benzerliğine dayanan uyak türüdür.

-diz

-yaz

Burada "z"ler yarım uyaktır.

2- Tam uyak: Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğine ‘tam kafiye’ denir.

Örnek:

Ben yar ile ettim savaş.

Akıttım gözümden kanlı yaş.

Yukarıdaki örnek dizede “aş” sesleri tam kafiye oluşturmuştur.

3- Zengin uyak: Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanan uyak türüdür.

Örnek:

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,

Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...

Burada "yaprak" ve "ağlayarak" (-rak) sözcükleri zengin uyak oluşturur.

Uyakların dizelerdeki düzenlerine göre:

1- Düz Uyak: Bir dörtlüğün bütün dizelerinin biribiriyle uyaklı, ya da ilk üç mısra biribiriyle uyaklı dördüncü dize serbest şekilde olmasıdır.

Örnek:

a Elif'in uğru nakışlı

a Yavru balaban bakışlı

a Yayla çiçeği kokuşlu

b Kokar Elif Elif diye

Karacaoğlan

2- Sarmal uyak: Bir dörtlüğün birinci ve dördüncü dizelerinin kendi arasında, ikinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında uyaklı olmasına dayanan uyak türüdür.

Örnek:

a Balkonlara, yalılara dalar düşünürüm

b O günler uzaklaşan yelkenlerin peşi sıra

b Akan bulutlar gibi geçmiş: ne iz, ne hatıra!

a sır şimdi bunca güzel hayat, güzel ölüm!

Necati Cumalı

3- Çapraz uyak: Bir dörtlüğün birinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında, ikinci ve dördüncü dizelerinin kendi arasında uyaklı olmasına dayanan uyak türüdür.

Örnek:

a Ne doğan güne hükmüm geçer,

b Ne halden anlayan bulunur;

a Ah aklımdan ölümüm geçer;

b Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

C. S. Tarancı

4- Örüşük Kafiye Şeması: Batı şiirinden şiirimize geçmiş kafiye şemasıdır. Özellikle TERZARİMA nazım şeklinde kullanılan bir kafiye şemasıdır. Üç dizeli bentliklerden oluşur. Son bent tek dizeden oluşur.

Şeması: (a,b,a), (b,c,b), (c,d,c),...

5- Mani tipi kafiye:

Uyakların dizelerdeki bulunma yerlerine göre:

1- İç uyak: Dizelerin ortasında bulunan uyaktır.

Örnek:

Şeb-i hicran yanar canım döker kan çeşm-i giryanım

Uyarır halkı efganım kara bahtım uyanmaz mı.

Fuzuli

Burada "canım" ve "efganım" (-an) sözcüklerinde iç uyak görülmektedir.

2- Baş uyak: Dizelerin başında bulunan uyaktır.

Örnek:

Gönlümüz bağlandı zülfün teline

Alınmaz gözleri mestim alınmaz

Sencileyin cevredici kuluna

Bulunmaz gözleri mestim bulunmaz.

Gevheri

Özel durumlar:

1- Tunç uyak: Bir dizenin son sözcüğünün, bir diğer dizenin son sözcüğünde geçmesine dayanan uyak türüdür.Zengin uyağın özel bir durumudur.Tunç uyağın olabilmesi için ses benzerliğinin en az üç sesten olması gerekir.

Örnek:

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar.

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Mehmet Âkif Ersoy

Burada "duvar" ve "var" sözcükleri tunç uyak oluşturur. Aynı zamanda "var" sesleri zengin uyaktır.

2- Cinaslı uyak: Söyleniş bakımından aynı ancak anlam olarak farklı sözcüklerden ya da söz yüklemlerinden oluşan uyak türüdür.

Örnek:

Dönülmez akşamın sabahındayız. Vakit çok geç:

Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.

Yahya Kemal

Redifler: Uyaktan sonra gelen aynı anlam ve görevdeki ek ya da sözcüklere redif denir.

Örnek:

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

Yemek verdi et verdi yemek verdi

Kazma ile dövmeyince kıt verdi

Benim kara yarim topraktır.

Kafiye kelimesinin sözlükteki anlamı nedir?

1- Arapça adın ismi.

2- Şiirde, mısra sonunda yer alan kelimelerin ses benzerliği, ses uyuşması, uyak.

3- Eski nesrimizde zaman zaman yer alan ses benzerliği ve uygunluğuna dayanan sanat, seci.

4- Uyak.

--Reklam--